top of page

RENKLERİN ANLAMI VE EDEBİYATTA NEYİ SİMGELEDİKLERİ: TURUNCU


  • Kavuniçi, portakal rengi ya da turuncu renk kırmızının enerjisini ve sarının mutluluk hissini birleştirir. Neşe ve güneşin sıcaklığını simgeleyen bir renktir.

  • Turuncu hevesli olmayı, merakı, mutluluğu, yaratıcılığı, kararlılığı, çekimi, başarıyı, cesareti ve enerjik olmayı simgeler.

  • İnsan gözü için çık sıcak bir renk olduğundan insanın sıcak hissetmesini sağlar.

  • Kavuniçi rengi beyne oksijen gitmesini sağlar, canlılık hissi yaratarak beyin faaliyetini hızlandırır. Bu nedenle genç insanlar kavuniçi rengini çekici bulurlar.

  • Turunçgiller renginden olduğundan sağlıklı yiyeceklerle bir anılır ve iştahı açar.

  • Portakal rengi güz ve hasat zamanı rengidir.

  • Kraliyet armalarında kavuniçi gücü ve dayanıklılığı simgeler.

  • Kavuniçi oldukça göze çarpan bir renktir, bu nedenle, dikkat çekmek istenilen yerlere uygulanır.

  • Yiyecek ve oyuncak ürünlerinin satışı için kavuniçi renk sıkça kullanılır.

  • Koyu kavuniçi aldatmak ya da güvensizlik anlamına da gelebilir.

  • Kızıl kavuniçi arzu, şehvet, zevk, egemenlik, öfke ya da hareket etme arzusu anlamına gelebilir.

  • Kırmızı rengin fiziksel hareketlerimizi etkilediğini artık biliyoruz… Kavuniçi ise içindeki sarının etkisiyle zihinsel davranışımızı belirleyen bir renktir.

  • Altın rengi itibar, saygınlık demektir. Sembolize ettiği diğer durumlar ise, aydınlanma, bilgelik ve zenginlik. Altın rengi genellikle yüksek kalite anlamına da gelir.

BİR ÖRNEK: OTOMATİK PORTAKAL ROMANI VE TURUNCU RENGİN KULLANIMI

Otomatik Portakal’ı, Anthony Burgess’in romanı ve Stanley Kubrick’in sinemaya uyarlaması olarak biliyoruz. Alex adlı suça meyilli bir anti-kahramanın hükümet tarafından ıslah edilmek üzere bir programa dâhil edilmesini anlatıyor eser.


İngilizce’deki “mekanik portakal kadar tuhaf” deyişinden yola çıkılan romanın adı mekaniklestirilen özgür iradenin insan hayatındaki rolünü, kontrol altına alınıp yok edilmesini, kötülüğü seçen bir adamın özgür iradesi alınınca ne olduğunu anlatıyor bu distopik eser. Dışarıdan doğal görünen bir durum ya da davranışın içerden suni bir şekilde kontrol edilmekte olabileceğine de değiniliyor. Doğal olanın dışarıdan dayatılarak değil içten var olabileceğini anlatıyor.


Davranışçılık Kuramı’ndan (Pavlov davranışçı bir bilim insanıydı dersem açıklayıcı olacaktır sanırım) yola çıkan yapıtın adı oldukça semboliktir: yazar, distopik bir şekilde kurguladığı dünyadaki yaşamın kendisini bir portakal olarak ele alır (organik olan, enerji, arzu, istek, güç, egemenlik, dayanıklılık, şehvet, öfke ve doyuma ulaşmak amaçlı) ve onu mekanik, soğuk, disipline edilmiş, kontrol altında tutulan bir sistemin içine yerleştirir. Belki de Portakal insanı simgelemektedir, doğaldan mekanik bir şeye dönüştürülen insanı.


Zaman içinde birçok defa yasaklanan bu kitabı okumak ve Kubrick’in filmini seyretmek ilginç bir deneyim olabilir. Üstelik “portakal” üzerinden yola çıkarak, kavuniçinin olası anlamlarını bu eser üzerinden okumanız zevkli olacaktır.










Prof. Dr. Meltem Kânoğlu


6.370 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page