top of page

EBEVEYNLER İÇİN ÇOCUKLARA YÖNELİK DİJİTAL VATANDAŞLIK REHBERİ - 9:

ÇOCUĞUNUZA İNTERNET ORTAMINDA BAŞKASININ HAKKINA, MALINA, FİKRİNE VE EMEĞİNE SAYGI DUYMAYI ÖĞRETİN

Günümüzde “kopyala yapıştır” kavramını sıklıkla duyuyoruz. Günümüzün gençliğine de bazen “kopyala yapıştır nesli” dendiğini duymuşsunuzdur. Bunun nedeni çocukların kolaylıkla internet ortamından bilgi ve içerik çekip sahibinin kim olduğunu belirtmeden ya da sorgulamadan kendilerinmiş gibi paylaşmaları. Çocuklar olduğu kadar yetişkinler de aynı şekilde içerik kopyala yapıştırabilmekte ve bu içerikleri kendilerininmiş gibi izin almadan paylaşabilmekteler. Dijital vatandaşlık sorunlarından biri de işte bu tür başkasına ait olan içeriği izinsiz paylaşmak.


Bildiğimiz üzere internet ortamında pek çok şey bedava. Bu da çocukların internet ortamında her şeyin bedava olacağını düşünmelerine neden olabilir. Dahası başkasının içeriğini internet ortamında kullanan bir kullanıcının zaten bedava kullanma iznini aldığını düşünebilir; bu büyük bir yanılsama olabilir çünkü kişiler ya da siteler izinsiz içerik kullanabilmekteler. Daha önceki yazılarda başka kullanıcıların paylaşımlarını kullanmadan önce izin/rıza alınması gerektiğini çocuklarınızla nasıl konuşacağınızı bulabilirsiniz. Bu yazıda fikri mülkiyet konusunu çocuklarla nasıl konuşmalıyız konusu ele alınacak.

Çocuklarınıza Fikri Mülkiyet Hukuku’ndan bahsedin.


Başkasının fikrini koruyan yasaları içeren Fikri Mülkiyet Kanunu için aşağıda verilen kaynaklarda şöyle yazmaktadır:


“5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu: Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.”


“6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu: Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.”

Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanlığı’nın sitesinde biraz daha açık ifadeyle tanımlanmış bu kanunlar: “Fikri Mülkiyet Hakları Mevzuatı, telif hakları ve sınaî mülkiyet haklarına ilişkin mevzuat olmak üzere iki ana unsurdan oluşmaktadır. Telif hakları, ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her türlü fikir ve sanat ürünlerini yaratan eser sahiplerinin haklarını korumayı amaçlayan düzenlemeler ile icracı sanatçıların, radyo ve televizyon kuruluşlarının ve filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının haklarını içeren komşu hakları (bağlantılı haklar) korumak amacıyla gerçekleştirilen düzenlemeleri içerir. Sınai mülkiyet hakları ise, ticari marka, patent, tasarım, faydalı model, biyoteknolojik ürünler ve ek koruma sertifikaları gibi oldukça geniş bir alanı kapsamaktadır.”


Dijital vatandaşlar ve bilinçli ebeveynler olarak biler de bu kanunların amaç ve kapsamlarından hatta ihlali olduğunda cezalarından haberdar olursal çocuklarımızı daha iyi bilgilendirebilir ve onlara bilinçli dijital vatandaş olma yollarında rehberlik yapabiliriz.


Çocuklarımızla fikri mülkiyet bağlamında hangi konular üzerinde konuşmalıyız?

  • Yasa Dışı Korsanlık (Hacking): Çocuklar artık ilkokulda kodlama dersleri almaktalar ve bilgisayar yazılımı yapmak ya da “hacklemek” konusunda bilgi sahibi olmaktalar. Okulda bu yeti verilirken çocuklara medya okuryazarlığı eğitimi kapsamında dijital vatandaşlık kurallarının da öğretilmesi gerekmektedir. Çocuklar yazılım konusunda kendilerini geliştirince bu yetiyi kullanma konusunda istekli olabilirler, özellikle bunu bir marifetmiş gibi gördüklerinde ya da teşvik edildiklerinde. Bu nedenle çocuğunuza bilgisayar korsanlığının başkalarına zarar verebileceğini ve suç olabileceğini anlatmanız gerekir.

  • İntihal ya da daha anlaşılır şekliyle eser hırsızlığı: Çevrimiçi bunan her şeyin kopyalanabilir durumda olabilir ancak başkasının eserinden alıntı yaparken izin almamamız ya da onu kaynak göstermememiz intihal demektir durumunu çocuklarımız içselleştirmeli.

a) On yaş altındaki çocuklarınıza, “Aldığın bir içeriğin kaynağını nasıl göstereceğini biliyor usun?” ya da “Senin yazdığın bir şiiri birisi alsa ve benim diye internette paylaşsa nasıl hissederdin?” gibi sorular sorabilirsiniz.


b) On yaş üzeri çocuğunuzla ise kaynak kullanımının önemi üzerine eğitici bir konuşma yapmalısınız. Çocuklar bir bilginin nereden geldiğini paylaştıkları içerikte ya da yaptıkları bir ödevde göstermek zorunda olduklarını bilmeliler. Bu yaş grubuna, “Ödevinden yüksek not almak için başkasının fikrini kendininmiş gibi göstermek ne kadar doğru?”, “Ödevinden yüksek not almak için senin olmayan bir fikri yazar mısın?”, “Senin olmayan bir fikri yadın ama kaynağını bulamadın yine de bu fikri kullanır mısın?”, “Kaynağını bulamadığın bir içeriği kullanırken yalandan bir kaynak uydurur musun?”, “Herkes herkesin fikrini izinsiz veya kaynak göstermeden kullanırsa ne olur?”, “İçeriği üreten kişinin harcadığı emek için bilinmesi, takdir alması önemli değil mi?” gibi sorular sorabilirsiniz.

  • Yasadışı ya da izinsiz içerik indirme: İnternet ortamında sahipsiz ya da ortak kullanıma açık gibi görünen pek çok içerik var. Unutmamak gerekir ki bu içerikleri üreten birileri de mutlaka var. Yukarıda bahsedilen kanunlar çerçevesinde çocuklarınıza her türlü içerik, şarkı, müzik, görsel, fotoğraf, video, film, yazı vb. gibi içerik üreticilerinin yaptıkları işin paylaşımı ya da kullanımı için izin veya ücret istemelerinin bir hak olduğunu anlatmanız gerekir.

Belki de şu anda en temel sorunlardan biri çocukların ödevlerini internet ortamından “kes-yapıştır” yöntemiyle yapmaları. Okuldan böyle bir şikayet geldiğinde ya da siz bunun farkına vardığınızda kendinize hatırlatmanız gereken ilk şey okulun not almak için var olmaktan çok öğrenmek için olduğudur; böylece, çocuğunuza da okul için değil yaşam için öğrenmenin önemini anlatmanız için bir vesile çıkmış olur. Not alma kaygısından çok öğrenmenin önemini kavrayan bir çocukla akademik dürüstlük ve dersi zamanında bitirmek için planlama, kaynak göstermenin önemi, emeğe saygı gibi konuları kolaylıkla konuşabilirsiniz.









Prof. Dr. Meltem Erinçmen Kânoğlu




44 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page